5 Haziran 2018 Salı

Efsunlu Adamlar Kod Adı 1.88 Merve Akıncı kitap yorumum



Bu kitap iki kişinin ağzından anlatılıyor.
Mavi gözlere sahip Harley tutkunu Gökdeniz ve güzel yeşil gözlere sahip Gökdeniz ' in güzel gözlüsü Güneş


Kitapta Güneş 'in  anlattığı bölümler çok  daha fazla. Gökdeniz 'in  anlattığı bölüm sayısı altı.Bunun nedeni Güneş ' in  annesini kaybetmesi ve sonrasında yaşadıkları.
Kısaca Güneş ' in geçmişini değinirsek Güneş dört yıl önce annesini sarhoş bir adamın annesine çarpmasıyla  kaybeden yirmi dört yaşında Gökdenizlerin pastanesinde çalışan yirmi dört yaşında bir genç kızdır.Annesini kaybettikten sonra iki yıl sonra  babası Yeliz adında bir kadınla evlenir,Güneş' in ablası Sezin de bu durumu destekler.Bunun üzerine ablası ve babasına kırılan Güneş onlarla bütün ilişkisini keser, Gökdenizlerin pastanesinde çalışmaya ve Pelin adlı bir kızla yaşamaya başlar.


Kısaca  Gökdenizden de bahsedersek kod adı 1.88 olan yirmi yedi yaşındaki Gökdeniz Peyzaj Mimarlığı okumuştur ancak yakın bir zamana kadar  baltaya sap olamamış gece kulüplerinden çıkmayan , motor yarışlarına katılan serserinin tekidir.Son katıldığı illegal motor yarışında  babası tarafından karakollardan toplanınca  babası Kemal Bey oğlunu  adam etmek için pastanelerinin iki şubesini de oğluna verir. İşte bu şekilde  Gökdeniz Güneş ile tanışır.
Derken Güneş' in başına talihsiz bir olay gelir.
Ev arkadaşı Pelin Güneş ' i idare etmekten bıkmış ve  yeni bir ev arkadaşı için ilan vermiştir.Güneş de bunu öğrenir ve Pelin her ne kadar kalacak bir yer bulana kadar kalabileceğini söylese de Güneş evden ayrılır.İlk başta Pelin biraz daha idare edebilirdi Güneş ' i diye düşünsem de sonra o sayfaları bir daha okuyunca Pelin 'e de hak verdim.
Her neyse Gökdeniz Güneş'e ev işlerinde yardımcı olması için evinde kalmayı teklif etse de Güneş ilk başta bu teklifi kabul etmez .Cebindeki 230 lirayla  200 liraya kalabileceği bir otel aramaya başlar.200 liraya 4 günlüğüne otelde kalabilir.Maaşını almaya ise daha çok vardır.Dolayısıyla Gökdeniz ile beraber yaşamaya başlar.Şahsen ben Güneş 'in yerinde olsam Gökdeniz ile yaşamak yerine gider baba evine geri dönerdim.Neyse Gökdeniz ve Güneş beraber yaşarken birçok şey paylaşırlar.Gökdeniz Güneş in annesini kaybetmesini, annesi ve ablasıyla olan durumunu, Güneş ise Gökdeniz ' in motor yarışlarını ve son katıldığı motor yarışından sonra Gökdeniz in babasının Gökdeniz 'i iki pastanesi vermesini ve Gökdeniz ' in her ne kadar şaşırsa da  peyzaj mimarlığı mezunu olduğunu öğrenir. 
Bu güzel çiftin bir zıt noktası vardır.Gökdeniz motorlardan hoşlanırken Güneş motorlardan hiç hoşlanmaz.Ancak  buna rağmen kitabın sonlarına doğru gelene  kadar Güneş ve  Gökdeniz gayet iyi anlaşırlar .Bir gün Gökdeniz  arkadaşıyla konuşurken yanlış anlar, pislik Damla da bu yanlış anlamaya körükle gidince araları bozulur.Tabi bu zamana kadar Güneş Pusula adlı barın solisti herkesin Tim dediği Timuçin başta olmak üzere Damla ve Gökdeniz ' in diğer arkadaşlarıyla tanışır.Ha bir de Pusula 'nın barmaidi ( kadın barmeni)Pınar var.Neyse ki Gökdeniz in uğraşlarıyla Güneş ve Gökdeniz barışır.

Bu süreçte Güneş bir yandan  ablası Sezin ' in hamile olduğunu eniştesinden öğrenir ve bu ablası ve babasıyla kesmiş olduğu ilişkiyi yeniden başlatır.
Kitapta gördüğümüz diğer karakterler Güneş in Pollyanna dediği İpek , Oğuz, pastanenin devamlı müşterisi mimar Cem Bey ve onun arkadaşı Dilan.
Bence bu kitabın dizisi olmalı.Dizisi olma temennim gerçekleşirse diye benim belirlemiş olduğum karakterler

Yeşil gözlü kumral afet Güneş.




Mavi gözlü, siyah saçlı efsunlu erkeğimiz Gökdeniz Başar.




Bir de turuncu saçlı Pollyanna İpek.





Efsunlu Adamlar iki kitaplık bir seri şu anlık bildiğim kadarıyla.İkinci kitapta Gökdeniz ' in arkadaşı Timuçin ve güzel sanatlar fakülteinden mezun Eylül var.Onu da  ilerleyen  yazılarımda yorumlayacağım.
Özetle ben bu kitabı beğendim.Sığ bir ilişki değil  derinlik vardı bu kitapta.Bu da beni bu kitaba çekti.Herkese iyi Ramazanlar. 
Not:Efsunlu Adamlar Kod Adı 1.88 deki Gökdeniz karakteri bana Bir Genç Kızın Gizli Defterindeki Bora karakterini anımsattı.Bora araba yarışlarındayken Gökdeniz de motor yarışlarında.En azından yakın bir geçmişe kadar.Acaba Merve  Akıncı Bir Genç Kızın Gizli Defteri  serisini okumuş mudur, doğrusu merak ediyorum.

  






26 Temmuz 2017 Çarşamba

Yeni bir hayran filmine yeşil ışık


Voldermort  Varisin kökenleri hayran filminin fragmanı çıktı.Bunu fanfastikcanavarlarcom sitesinden okuyup  öğrendikten sonra fragmanını izledim.Son zamanlarda kötü karakterlerin geçmişlerine , ruh hallerine inmek moda oldu.Çoğumuzun sevdiği Darth Vader  ile başlayan bu  moda Malefiz  ve The Originals ile devam etti. Hatırlarsanız  Star Wars ' ın ikinci film üçlemesinde Darth Vader  ' in pardon o zamanki ismiyle Anakin Skywalker ' ın çocukluğuna , gençliğine ve psikolojisine iniyoruz. Tam üç film .Küçük Ani  dokuz yaşındayken yaşadığı çöl gezegeni Tatonie ' den ipod yarışmasını kazanarak özgür oluyor ve annesini bırakarak ayrılıyor. Ve on yıl geçiyor, gezegenine döndüğünde annesi Tuskenler tarafından katlediliyor. O da bir daha sevdiklerini kaybetmemek için her şeyi yapmaya karar veriyor. O sırada Padmé Amidala ' ya aşık oluyor ve korkunç rüyalar görmeye başlıyor. O da Padmé ' yi kurtarmak için karanlık tarafa geçiyor ve Jediler' ı katlediyor  . Bunda Palpatine  pardon Darth
Sidious  ' un aklını çelmesinin ve Jedi   Konseyi' nin güvensizliklerinin etkisi çok büyük. Yine bir elf olan Malefiz  aşkına karşılık uğradığı ihanet nedeniyle içi nefret ve karanlıkla doluyor ve Uyuyan Güzel masalının kötü cadısna dönüşüyor. The Vampire Diares ' ın kötü adamı olan  Klaus Mikaelson  'uThe Vampire Diares ve The Originals izleyenler neden kötü olduğunu biliyor.Klaus Mikaelson aslında cadı ( daha sonra vampir )- kurt adam melezi.Ancak The Vampire Diares  ' teki kurt adamlar normal kurtadamlardan biraz farklı  , çünkü bu kurt adamlar birini öldürmedikleri sürece , dolunay gecesi  kurda dönüşmüyorlar ,  sıradan bir  insan gibi yaşayıp gidiyorlar  Bir de Vampire Diares ' te Klaus dışında kurt adam olan bir de Smallwood ailesi var. Her neyse Klaus ' un annesi cadı , babası ise kurtadam. Klaus ' un kurt adam özellikleriyse vampire dönüşünceye kadar ortaya çıkmıyor , daha sonra birini öldürdüğünde bu ortaya çıkıyor.Cadı olan annesiyse Klaus ' un hem kurt adam hem de vampir olmasının tehlike olacağını düşünüyor ve büyü yoluyla Klaus ' un kurtadamlık özelliğini kapatıyor.Klaus da bu büyüyü kırmak istiyor ve yaptığı kötülüklerin ana eksenini bu oluşturuyor.Bu yüzden Elena ' nın kanını istiyor. Büyüyü kırdıktan sonra amacı kendi gibi vampir - kurt adam melezleri yaratmak.


Kan Günlükleri serisi Samantha Young kitap yorumum

Serimiz üç kitaptan oluşuyor:
1) Kutsanmış Kan 
2)Geçmişin Kanı
3) Gölgelerin Kanı
Serimizin  ana karakteri Eden Winslow bir melez yani Umulmayan.Kitabımızda Harry  Potter 'den de anımsanacağı üzere ruh emiciler var.Ruh emiciler insanların ruhlarıyla beslenen ,gri   gözlü, kendilerine "Kutsanmışlar" diyen varlıklar. Onlarla savaşan tanrıça Neith ' in yarattığı ölümlü neithler ve  neithlerin yetersiz kalması üzerine tanrıça Bat tarafından neithlerden yaratılan istisnai  durumları saymazsak  ölümsüz ve çocuk yapamayan ankhlar var.Ama tabi ki Eden bir istisna. Şöyle ki Eden ,babası Ryan Winslow 'un   bir ankh olan Merit  ' e tecavüz etmesiyle doğmuş.Yani annesi Celine değil Merit.  Merit ise ankhlar ve  neithlerin yöneten konseylerin en üst düzeyi olan Çember ' in lideri olan Cyrus ' un karısı.Dolayısıyla Çember Eden ' ı öldürmek değil bulup ankha dönüştürmek istiyor.Bunun için yetmiş yaşındaki ankhımız Noah görevlendiriliyor.Noah ile Eden yani abisi Stellan ' ın deyişiyle Paradise arkadaş oluyorlar ama daha sonra Eden Noah ' ın bir ankh olduğunu öğrenince doğal olarak ihanete uğradığını hissediyor.
Eden' ı biraz kendimle içselleştirdim. Yalnız ve otaku. Okulda tek arkadaşı Noah, insanlarla arası pek iyi değil. Aslında kitabın arka kapağındaki şu cümleler Eden ' ın ihanete uğramışlık duygusunu iyi tanımlıyor:
"KARANLIK  BİR DÜNYADA KÜÇÜK  BİR IŞIK ARARSIN.
BULDUĞUNDA ONA SIMSIKI SARILIRSIN.
O IŞIK SANA İHANET  ETTIĞINDE İSE
EN KARANLIK DÜNYA  SEN OLUP ÇIKARSIN."
Noah da Eden ' ın gözünde ruh emici karanlık dünyasında onun  ışığı.Ama o ışık kendisinden
 kendi türünü avlamakla görevli bir ankh olduğunu saklıyor.
Bir de Eden  '  ın ailesinin Eden la evlendirmeye çalıştığı Eden  ' a saplantılı olan Eden '
 ın kuzeni Reagan var.Teagan  Eden Winslow baskınından sonra ikinci kitapta ankha dönüştüğünde bile rahat bırakmıyor. Kendisini  yargılayan Darwin ' e  Eden ve kendi özgürlüğü karşılığında Cyrus ve Valeria ' yı yakalamayı teklif ediyor. Amacıysa Eden ' ı tekrar ruh emici yapıp Eden la evlenmek.Neyse ki başaramıyor.
Bir de Eden ' ın abisi Stellan ' ı öldürdüğü için affedemediği neith Romany, Eden  ankha dönüşmek için annesinin soyunun yaşadığı İskoçya ' ya gittiğinde Eden 'a ihanet eden Mc Leigh ' in kardeşi Mary ve  isyancı neith Cosmina Arcos var. Gerisini de artık  merak ediyorsanız seriyi okuyup öğrenirsiniz.
Ama bu yazıyı son bir şey paylaşarak bitirmek istiyorum.Ben bu seriyi Cassandra Clare ' nın Ölümcül  Oyuncaklar  ' ına benzetiyorum.Her
iki  serinin de ana karakterleri   de kız. Kan Günlükleri' nın ana karekteri Eden Winslow  iken Ölümcül Oyuncakları   ' ınki ise Clarissa yani Clary Morgenstern/ Fray.Bu arada  ırklar da benzeşiyor.Ankhları ve neithleri
Ölümcül  Oyuncaklar  daki gölge avcılarına  yani nefilimlere benzetiyorum.Gölge avcılarından kısaca bahsetmem gerekirse gölge avcıları yani nefilimler  görevleri iblisleri ve sorun çıkaran aşağıdünyalıları avlamak olan insan- melek melezi ırk . Ankhlar ve  neithler ruh emicileri avlarken gölge  avcıları da  iblisleri avlıyor. Yani Kan Günlükleri  ' nin iblisleri de ruh emiciler oluyor. Tek bir farkı var.Neithler ve nefilimler yani gölge avcıları ölümlüyken ankhlar  ölümsüz.Ve her iki ana karakterin babaları kötü adam.Ama bu biraz farklı.Eden ' ın babası ankhlarla ve neithlerin düşmanları olan ruh  emicilerin  liderliyken Clary  ' nin babası Valentine Morgenstern aslında bir gölge avcısı olup  periler, kurt adamlar ve vampirler gibi Aşağıdünya ırklarına babasının kurt adamlar tarafından öldürülmesi nedeniyle kini olan ve  bu nedenle gölge avcılarının yöneten bir meclis olan Merkez ' e savaş açmış ve bu savaşta gerekirse iblislerle bile işbirliği yapmaktan kaçınmayan bir karakter. Ancak şunu söylemeliyim  ki Eden Clary ' e göre ağabey  yönünden  daha
  şanslı bir karakter. Eden  ' ın baba bir ağabeyi  ona gözü gibi bakarken Clary önceleri  , aşık olduğu   Jace Wyland' ı (Kendisinin Jonathan Christopher Morgenstern olduğu  ve iblis kanı  taşıdığı sanılıyordu. Aslında kendisi bir Herondale , Stephen  Herondale ' nın oğlu . Biz bunu Ölümcül  Oyuncaklar ' ın üçüncü kitabı olan Camlar Şehri ' nde öğreniyoruz.) ağabeyi sanıyordu.Daha sonra gerçekleri öğrendi ve  Valentine üçüncü kitabın sonunda ölse de bu
sefer de Valentine' nin anne karnında iblis kanı bulaştırdığı Jonathan  Christopher Sebastian Morgenstern ağabeyi olarak çıkıyor ve kızımıza altıncı  kitaba kadar çektiriyor.
Ölümcül  Oyuncaklardan daha sonra detaylıca bahsedeceğim.  Şu an sadece Kan Günlükleri  ile karşılaştırma yaptım. Şimdilik bu kadar.





25 Temmuz 2017 Salı

Kasabada Bir Cadı serisi Ruth Warbuton kitap yorumum

Serimiz 3 kitaptan oluşuyor:
1)Kasabada Bir Cadı
2)Aşık Cadı
3)Yalnız Cadı
İlk 2 kitabı indirimli olarak Carefursa 'dan satın almıştım.Üçüncü kitabıyla bir yıl sonra Mecidiköy Trump AVM den nihayet satın aldım.
Kitabımızdan biraz bahsederek kitabın ana karakteri Anna babasının maddi durumu nedeniyle Londra' dan  kalkıp minacık bir kasaba olan Winter' a taşınıyor.Ancak Anna Winter 'e taşındıktan sonra  her ne  hikmetse Anna ' nın bir cadı olduğu çıkıyor.
Böyle olunca da bu durum Londra ' daki cadı konseyi Ealdwitan ' ın dikkattini çekiyor. Olaylar da bunun üzerine gelişiyor ve Ealdwitan  Anna ' ya savaş açıyor.
Gelelim ikinci kitaba. Bu kitapta Anna sıradan bir insan gibi  yaşamaya çalışsa da bir yandan annesinin merak ediyor.Ve büyükannesi Elizabeth Rokewood la tanışıyor. Bir şey daha öğreniyoruz.Winter ' a saldıran başkan Thaddeus Corax. Ealdwitan ın hepsi suçlu değil tabi.
Bu arada bir şeyden bahsetmedim.Anna okulun yakışıklı çocuğu Seth e aşk büyüsü yaptığı için  cadı olduğu ortaya çıkıyor.Seth büyünün etkisi altında olduğu için kız arkadaşı Caroline 'den ayrılıyor. E haliyle Caroline de Anna ' ya  üçüncü kitaba kadar düşman oluyor. O da kendince haklı.Ancak Anna da Seth ı bilerek büyülemiyor, çünkü Anna cadıların gerçekte var olmadığını düşünüyor , bu nedenle kendisinde misafir olan yeni tanıştığı okul arkadaşının ricasıyla bir büyü deniyor ve olanlar oluyor.Ve de  Anna büyüyü bozmaya ve Seth ' ten uzak durmaya çalışıyor.İkinci kitapta Seth le Anna ' nın ilişkisi devam ediyor ama Anna ' nın Seth ' in hala büyünün etkisi altında olduğundan şüphelendiğinden kitap sonunda ayrılıyorlar. İkinci kitapta Anna ' nın on sekiz yaşına kadar cadı olduğunun neden fark edilmediği de anlaşılıyor.Bunun nedeni Anna ' nın annesinin  Anna üzerinde  Anna ' yı korumak için yaptığı Anna ' nın Londra ' yı  evi gibi gördüğü sürece Anna nın büyü yapmasını engelleyen tılsım.
Üçüncü kitaba gelirsek  Thaddeus Corax' ın oğlu Marcus Corax Ealdwitan ' a   ihanet edip Rus cadılarıyla işbirliği yapıyor ve babasını öldürüyor. Thaddeus Corax ' ı her ne kadar sevmesem de üzüldüm. Seri böyle Londra - Winter- Rusya üçgeninde  ilerliyor.Seth dedesi Bran Fisher ın ölümü nedeniyle geri dönüyor ve Marcus  ' un da bir hain olduğu ortaya çıkıyor . Yeni şeyler öğreniyoruz. Anna büyü gücüne sahip olduğu sürece  ölümsüz  ve ölüleri diriltebiliyor. Bu nedenle Rus cadıları Anna ' dan liderlerini diriltmesini istiyor. Bu
arada Rus cadıları bana  biraz Harry Porter ' daki ölümyiyenleri anımsattı. Sonuçta bu cadılar da liderleri dirildikten sonra dünyayı ele geçirmek istiyorlar. Ancak Anna onların bu planlarına köstek oluyor ve iyi de yapıyor.Aferin Anna! Tabi sonuç  Rus cadılarının Anna ' ya savaş açması oluyor. Ve savaşta Anna Seth ' i kurtarmak için
arkadaşlarının ısrarlarına rağmen  büyü gücünden vazgeçiyor.Tıpkı Harry Porter in annesi Lily Porter ' ın Harry ' ı kurtarmak için  yaşamından vazgeçmesi ve böylece Voldermort un Avada Kedavra lanetini etkisiz kılması gibi.
Seride bunun dışında da Harry Porter a atıflar var:
"Alnımda Harry Porter 'ınkini andıran yara izimle  okula dönüşüm biraz etki yaratmış olsa da herkes hâlâ  tuhaf fırtına hakkında  konuştuğu için normalden daha az dikkat çektim."
 Kitap yorumumu bitirmeden önce bir husustan daha bahsetmek istiyorum.Anna ' nın Seth ' e aşk büyüsü yaptıktan sonra Seth 'ten uzak durmaya çalışması. Bunun altında elbette  bir korku yatıyor. Anna Seth ' e aşk büyüsü  yapmasaydı Seth ' in aslında kendisine aşık olmayacağını düşünüyor. Yani Seth aslında büyünün etkisi altında , büyünün etkisi geçince Seth ' in aşkı da bitecek. Anna bu düşüncesinde çok da haksız sayılmaz çünkü  önümüzde Harry Potter ' den  Tom Riddle - Merope Gaunt örneği var. Meroppe Tom ' a aşk büyüsü yapmayı kesince Tom , Meroppe ' yi hamileyken bırakıyor. Sonuçta Harry Porter  ' ın karanlık büyücüsü  Voldermort yani Tom Marcelo Riddle doğuyor ve Meroppe de doğumdan kısa süre sonra  ölüyor. Ama kitabı okumaya devam ettikçe Seth ' in Anna ' ya gerçekten aşık  olduğunu  görüyorum.
Kısacası  bir Potterhead olarak bu seriyi okumanızı tavsiye ederim. Bir sonraki
yazımda görüşmek üzere .
NOT: Avada Kedavra (ölüm laneti) lanetinden ileriki zamanlarda yazmayı düşündüğüm Harry Porter Affedilmez Lanetler yazımda bahsedeceğim.

.